Dünyadaki “Work It”lere rağmen, sonbahar programına dahil olamayacak kadar eşsiz ve Eylül rekabeti içinde kaybolması muhtemel olan bir dizi için en iyi yayın tarihi sezon ortası olabiliyor bazen. Başrolünde Kiefer Sutherland’in oynadığı yeni drama dizisi “Touch” bu fikre güzel bir örnek. “Touch” sonbaharın yeniler kategorisinde olsaydı, başarısız olur muydu asla bilemeyiz ama dizinin fragmanı bile hak ettiği dikkati çekme şansına sahip olduğunu gösteriyor.

24” dizisinin sadık takipçilerinin bir kısmı Sutherland’in televizyona dönüşünü görmek için dizinin yayınlandığı kanalı kesinlikle açacaklar. Öyle görünüyor ki 11 Eylül “Touch”ın deneme bölümünde önemli bir rol oynuyor. Jack Bauer’in gölgesini arayan izleyiciler istediklerini Martin Bohm’da çok fazla bulamayacaklar. Martin Bohm hala İkiz Kulelerin çöküşü sırasında ölen karısının yasını tutan ve bu sırada 11 yaşındaki oğlu Jake’i (David Mazouz) yetiştirmeye çabalayan dul ve yalnız bir babadır. Bohm inatçı biridir ve ilerlemeye motive olmuştur. Ancak Sutherland’in tasviri karaktere aksiyon kahramanının neredeyse hiç sergilemediği yorgunluk ve zayıflık da katıyor.
Touch dizisi Kiefer Sutherland (Martin Bohm) ve David Mazouz (Jake Bohm)
Kiefer Sutherland (Martin Bohm) ve David Mazouz (Jake Bohm)

Bohm’u duygusal olarak yıpratan en önemli şey Jake’in durumudur. Jake, bize göre, yanlışlıkla otizm teşhisi konmuş bir çocuk. Jake’in sayısal dizilere ve cep telefonlarına takıntısı vardır. Ona dokunmak bile Jake’in öyle bir kuvvetle tepki vermesine neden oluyor ki babasının dediği gibi, kişinin onu “tavandan sökmesi” gerekiyor. Ayrıca, çocuğun cep telefonu kulelerine tırmanmak gibi bir alışkanlığı da var. Hatta bir tırmanışı iyi niyetli bir sosyal görevli olan Clea Hopkins’in (Guga Mbatha-Raw) dikkatini de çekiyor. Babası gibi, Hopkins de Jake’in durumunun onu dünyadan soyutladığını düşünüyor.
Gugu Mbatha-Raw (Clea Hopkins) ve David Mazouz (Jake Bohm)

Ne var ki, Jake hiç de dünyadan kopmuş değil. İzleyiciler buna Jake’in içsel konuşmaları ve diğer bakış açıları aracılığıyla tanıklık ediyor. Bu konuşmalara çocuğun hiç tanışmadığı ama buna rağmen onun hareketlerinden etkilenen insanların hikayeleri de dahil edilmiş. Jake’in evrensel bağlanma merkezi olarak üstlendiği rol bu olgunun tuhaf bir uzmanı (Danny Glover) tarafından belirsiz bir şekilde açıklanıyor.Jake’in bu özelliğini izlemek konu hatları ortaya çıktıkça daha büyüleyici olurken, birbirinden çok farklı hikayeler sonunda birleşince daha ilham verici bir hal alıyor. Aşırı duygusallık bataklığına düşmeden izleyiciyi neşelendirmeyi başaran bir deneme bölümü nadirdir. Ancak “Touch”ın ilk bölümü bunu çok iyi bir şekilde başarmış görünüyor.

Dizinin ilk bölümünün kazandığı başarıyı devam ettireceğine dair bir garanti vermek söz konusu olamaz. Ayrıca, izleyicilerinBohm ve oğlunun insanlar arasında kurdukları bağlantı ağını sürekli genişletmelerine tanık olmak için her hafta diziyi izleyecek kadar önemseyip önemsemeyeceklerini bilemeyiz. İzleyiciJake’in yeteneğinin etrafındaki insanlara sunduğu teorileri ve olasılıkları kabul etse bile, çocuğun hareketlerinin dalga etkisinin sınırlamalarla karşılaşacağı bir nokta mutlaka gelecektir. Jake’in durumunun somut bir tanımdan yoksun olması yazarların hikayedeki bütün ayrıntıları veya U dönüşlerini mutlak bir mantığa bağlamadan açıklamakta özgür olacakları anlamına geliyor.

Heroes” dizisinin yaklaşık bir buçuk sezonluk hikayesinin dört yıla nasıl yayıldığını hatırlayanlar bunun ne kadar büyük bir sorun olduğunu bilirler. Jake’in evreni algılayış biçiminden yararlanan bu dizide bizi kesin bir noktaya götürecek belirli bir kalıp olması gerekmektedir. Kring de bir önceki işinde gördüğümüz kadarıyla, çeşitli final hareketleri tasarlamakta büyük bir başarı gösterememiştir.
Şimdilik “Touch”ın güçlü bir başlangıç yaptığını söylemek ve galası böylesine iyi olan bir şeyin gelecek bölümlere tutarlı bir şekilde bağlanmasını umut etmek yeterli olacaktır.
Çeviri: Nisan Benzergil

Kaynak: divxplanet.com

Categories:

Leave a Reply